Bazen ailemizdi kalbimizde olan ama neden kaybedilince herşey değere kıymete biniyor. Benim annem kadar sevdiğim bir halam vardı. Ben askerdeydim vefatından üç gün evet üç gün önce ankesörlü telefondan onların evine telefon açtım, annem orda diye. Annemle konuştuktan sonra halam hastaymış önemli birşeyi yok dimi dedim yok iyi dedi. Bende söyleyin ilk izinimde yanına gelicem meraklandım burda geçmiş olsun iyileşir inşallah dileklerimi ona iletin dedim. biz abimle yanyana ama ayrı birliklerde askerlik yaptık. Abim üç gün sonra telefon açtı beni yanına çağırdı. Nizamiye Uzman Çavuşundan izin alıp, yan birlikteki abimi ziyarete gittim ama hava kapkara gece değil gündüz içim sıkılmış daralıyorum, havayı kara bulutlar sarmış. Abime gitmeden önce kendi kendime diyorumki kesin bişey olucak bugün diye. Abimin yanına gittim ve dedimki ona bak önemli değilse torun yandın beni buraya boşyere getirmedim de derken onların yazıcı kapısındaki ankesörlü telefon çaldı, arayan annemdi tam annem seni istiyor gel dedi oturduğum banktan kalktım giderken saadet ölmüş dedi yani halam ölmüştü, annemle konuşamadım dilim tutlmuştu bir anda deliler gibi ağlamaya olamaz hayır bu olamaz demeye başladım telefonu kapattım ve abime döndüm ama dilimden kelimeler çıkamıyordu bir türlü, bir anda o koskoca güleryüzlü herkesi güldüren ben mutsuz yıkılmış bir halde birliğime döndüm, sabaha kadar durmadan ağladığımı 4 paket sigara bitirdiğimi biliyorum. O benim annem gibiydi her derdimizde yanımıza koşardı. Canımı yakan en önemli şey ise ben 3 gün önce telefon açtığımda halamı mezarına defnetmişler zaten, yani ben gelicem dedim ama gidiceğim yer mezarı başıydı. Asker dönüşü halamın mezarı başına tek başıma gittim. Oturdum onunla sanki varmış gibi konuştum. Hala bana haber vermediler bilimiyordum halam dedim bilsem dururmuydum orda dedim, dedim ama çıt yoktu. Halam konuşmuyor ben mezar başında 3 saattir ağlıyordum. SOnra klaktım mezarını temizledim topragını elimi koydum, gittim biraz su alıp mezarındaki çiçekleri suladım, duamı ettim ve kalktım ama üzerimde öyle bir yük vardı ki kalkmak çok zor oldu.
Yıllar sonrası, ben yılların üstünden geçmesine karşın bu acıyı ne azaltmış nede unutmuş değilim. Size tek söyleyeceğim bu sözleri yazarken bile ağlıyorum. Diceksiniz ki "üzüleceksen böyle şeyleri yazma" ama benim yazmamın sebebi geçmişimle aramdakiler sır kalmasın diye...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder