21 Nisan 2011 Perşembe

Umudu Kaybetmek

insanlar her şeyi küçükken seviyor, küçükken rahat oluyor, küçükken hiç olmadığı kadar özgürce konuşuyor ama büyüdükçe insan sevmesi değişiyor, rahatlığı bozuluyor, konuşması ciddiye ve istemediği hallere dönüyor. Eskiden küçükken zamanla büyük olmanın ne olduğunu anlıyor. Filmlerde hani genç bir kız saçları arkadan örgülü bir eli çenesinde diğer eli o kolunu destekliyor kız sahilde oturuyor ve ağzından o kelimeler dökülüyor "keşke büyümeseydim" bu kelimeyi şimdi büyüdüm ve düşünüyorum o kızla aynı anla kaç kişi daha sarf ediyor.
Deniz ortasındaki bir kum tanesi diye klişeler söylerler bizler büyüyoruz ve etrafımızdaki insanlar ailemiz dostlarımız düşmanlarımız sevgilimiz ile aramızdaki bu bağlılık deniz ortasındaki kum tanesi oluyor. İnatla ısrarla sinirlenirmişiz, biz diyoruz ki stres yaşamayalım, alışığım tamam acıya, çekmişim zaman boyunca defalarca, devamlı elimde acıları tutmuşum ki vücudumda izleri görülür tüm acının. Ben küçükken inşallah büyümem dedim, küçücük bir vücut için fazla ağır görüntülerle karşılaştırılmışım, elimden tutulmuş babamı görmüşüm yıkılmışım, elimden tutulmuş abimi görmüşüm acınmışım, elimden tutulmuş yanlarına alınmışım stresli aile evveliyatının. Hani küçükken görmüşüm ben büyüdükçe büyük olmaktan nefret edeceğim küçük yaşamak isteyeceğim. kimsesiz değilim o kadar kalabalık etrafım kimseye de kızgın değilim kızmak anlıktır gelip geçer bir rüzgarın toz kaldırması gibidir, toz kalkar sonra iner yere her şey gene net olur buda öyle bir şeydir. Ben geri kalanımın ne olduğunun farkındayım beyaz bir sayfa değilim yanlış anlaşılmayayım bende sorunluyum hataya açık bir insanım.
Avuntuların açık net olan satırlarında yazılmayı bekleyen bir kelimesin "nesin" sonra içinden cevap verirsin "kimsin sen" soru dur sorundur artık büyüdüğün için. Sen büyüdün diye sen köle olmaya meyillisindir. sen her sorunun baş kahramanısındır, sen her kavga ortamında günah keçisi olmaya meyillisindir. sen hep aynı lüzümsüz kelimeler arasında kalırsın, sen hep birilerinin emir verdiği yavaş yavaş yani zamanla kendini her şeyde kötü hisseden biri haline dönersin, küçükken büyüdüğün biri ile bir olamamak onla aynı sözleri sarf edememek, onunla şakalaşamamak ben sinirli olmayı kabul etmesem de sinir yoluna sokuyorlar, sonunda yazdığım şu satırlarda beni buluyor ise arayan şunu hiç unutma en iyisi bu dünyada olmamak var olmamak göçüp gidebilmek ardında bırakcağın sözler ile...