19 Ekim 2008 Pazar

Çok Küçüktüm Belki de Bunlar İçin...

Benim yıllara meydan okuyan hatıralarım var. Kimseyle paylaşmaya cesaret edemediğim gün ışığına çıkmamış, gözyaşlarımı döken birşeyler var, tarifi zor. Her kelimenin zorluğunda hayatla inanılmaz bir mücadeledir bu yaşam. Küçük yaşta zor olduğunu gösterir hayatın, hani deriz ya ailevi sorunlar öyle başlar bazen hayat ve seni büyüdüğünde ne kadar zor bir hayatın olduğunu gösteren sihirli bir küre gibidir. Bu yaşta başlanılan her zorluk, seni ilerde daha zor anlarda dimdik durmaya meyilli hale getiriyor. Çok zor anlarım oldu, herşeyden öte zor dakikalarım. Hepsinde nasıl ayakta durmam gerektiğini bildim diyemem, yalan olur. Sadece durmam gerektiğinin bilincinde hareket ettim.
En basiti ilkokul'a giderken sorunlarım başladı benim. O benim hayata başlarken yaşadığım ve etkilerini şuanda bile yaşadığım büyük ama gerçekten unutulamayan büyük bir sorun, bir hata ama ben tarafından yapılmayan ve sonuçlarını benim çektiğim bir hata. Sonralarında hayatta öyle anlar geçirdim ki şimdi diyorum ben buraya kadar geldim, kendimi bu kadar geliştirdim, böyle iyi bir duruma geldim, bunda herkesin payı büyük. Yani hayatta herkese güvenmenin, her sebepte iyimser olmanın, yüzümün hep gülmesinin aslında bir sebebi var. Ben mutluluğu, mutsuzlukla başlayan hayatta öğrendim.
Mutsuzluğun tarifi nedir ? O öyle bi şeydir ki, kötü sandığın herşey aslında belki çokta kötü değildir. Kötü olsa bile sana "kendine gel, kendine gel" diye bağıran birşeydir. İnsan herşeyi yaşamalı. Ağlayan birine ağlama diye nasihatlar vermeyin ağlasın, ağlamak içindeki tüm kötü düşünceleri dışarı çıkarmaktır. Ben ağlamayı severim, ağlarken beni anlayan biri bana ağlama demez, konuşur benimle, zaten yapılması gereken de bu değilmidir. Herşey hayatta mutlu olmaya değer, biz insanlar hep sorunlarla baş etmekte hep zor yolları denesekte bi yerler değilde içimizde öyle güzel yerler var ki olumlu bakarak bunları görebilir ve en güzeli olan kendimize olan güveni kazanabiliriz.

Hiç yorum yok: